Hollanda – Amsterdam

Dam Meydanı

2018 Kasım’ında araba ile kısa bir Avrupa turu yapmaya karar verdik. Bunun içinde ilk durağımız olan Amsterdam‘a thy uçuşu ile geldik. Havalimanında kiraladığımız aracımızı aldıktan sonra booking.com üzerinden rezervasyon yaptırdığımız Citiez Hotel Amsterdam’a doğru yola çıktık. Fotoğraflarından son derece şirin bulduğum için seçtiğim bu butik otele sadece 1 gece dayanabileceğimizi, odaya girer girmez anladık. Biraz fazla butik çalışmış olsalar gerek, odada iki kişi aynı anda ayakta duramıyordu. İkinci gece için seçimi Gökhan’a bıraktım, rocketmiles.com üzerinden rezervasyonumuzu yaparak, Dubble Tree by Hilton’da kaldık ve gayet memnun ayrıldık.

Şehir içinde araçla gezmedik. Hop-on hop-off ve tramvay kullandık. Şehir merkezinde çok fazla yapım çalışması vardı; bu yüzden en doğru ulaşım aracı bisikletti aslında. Ancak, ben 30 yaşıma gelmeme rağmen henüz bisiklete binmeyi öğrenemediğim için bu yolu tercih edemedik. 😦 Hop-on hop-off içinde hem otobüs, hem bot olan turu tercih etmenizi tavsiye ederim. Şehri kanallardan gezmeye başlamak en güzeli.

Heineken Experience

Heineken Experience

Hollanda’nın lalesi ve peyniri kadar meşhur olduğu bir diğer konu ise bira. Hollanda’ya ait pek çok bira markası var. Heineken’i farklı yapansa tadı ya da bileşenleri değil; şirketin başındakilerin ticari zekası. Amsterdam’ın merkezindeki bira fabrikalarını müze haline getirmişler; üstelik bunu sadece bir müze olarak bırakmamışlar, konukların eğlenmeleri için farklı deneyimlerle süslemişler. Oldukça da başarılı olmuşlar. Çok detaya da girip, spoiler vermeyeyim. 🙂 Bu eğlenceli deneyim için 3-4 saatinizi ayırabilirsiniz.

Red Light District

Kuşkusuz Amsterdam’ın coffeeshop’lardan sonra en merak edilen ve en çok ziyaret edilen bölgesi Red Light. Biz de anlatılanlardan dolayı gözümüzde çok büyütmüşüz, görünce biraz hayal kırıklığına uğradık. Biz daha fazla şov, hatta sex içerikli komedi öğeleri bekledik. Ama durum pek öyle değil, eğlenceden ziyade biraz fuhuş odaklı diyebilirim. Cadde boyunca uzanan genelevlerin vitrinlerinde pek de sexy olmayan, 35 plus fahişeler sokaktan geçenlere gel gel yapıyorlar.

Caddede Sex Museum adıyla bir kaç müzecik var. Açıkcası hepsine girdik, ama hiç birinde ilginç bir şey göremedik, hatta sıkıldık diyebilirim. En son şansımızı Sex Theatre‘dan yana denedik ve bu canlı şov mekanı, Red Light’ta gördüğümüz tek ilginç mekandı diyebilirim. Striptiz ve şovlar çok başarılıydı. Bunların dışında bir de canlı porno izliyorsunuz, bu da farklı bir deneyim oldu.

Dam Meydanı ve Amsterdam Kanalları

Amsterdam Kanallarında

Dam Meydanı kentin kalbi diyebiliriz. Bir çok tarihi bina ile çevrili bu meydan yürüyüş ve fotoğraf çekmek için ideal. Ancak hazırlıklı olun; tüm meydan esrar kokuyor. Aslında pek çok turist de buraya bunun için geliyor. Hollanda’da coffeeshop adı verilen dükkanlarda esrar, kek, mantar gibi uyuşturucuların satımı yasal. Ancak buradan alışveriş yapmak için Hollanda kimliğine sahip olmanız gerekiyor. Tek istisna ise Amsterdam’da yapılıyor, tüm turistler bu coffeeshoplardan faydalanabiliyor.

Hop-on hop-off otobüsleri ve kanal turu yapan botların da kalkış noktası bu meydan. Kanalarda botla bir tam tur yaklaşık 2 saat sürüyor. Bence gezmeye başlamadan önce gündüz gözüyle bu turu yapmalısınız. Kanallardaki en ilginç manzalardan biri; yüzen evler. Bunlar aslında kanallarda kullanılan botlardan; zamanında evsizler bunların üzerlerini kapatıp kendilerine ev haline getirmişler. Her farklı uygulama gibi, bu da sonradan meşhur olmuş ve halk kanalın üzerinde yaşama fikrini sevmiş. Ancak şuan kanalları çok kirlettikleri için daha fazlasına izin vermiyorlarmış, bu yüzden de mevcutların fiyatları dudak uçuklatıyor.

Gassan Diamonds

Hollandalıların ticari zekası gerçekten yüksek. Herkes elmasın nasıl işlendiğini, o küçücük taşlara nasıl değer belirlendiğini merak eder. İşte Yahudi bir ailenin elmas firması Gassan Diamonds, size bu deneyimi yaşatıyor. Üstelik rehberli gezi ve derslerin sonunda da alışveriş imkanınız oluyor. Ama üreticiden direkt satış diye, fiyatlar uygun sanmayın, Türkiye’den almak daha avantajlı. (Ee ÖTV de yok tabii 🙂 )

Zaanse Schans

Hollanda‘ya kadar gelip de, yel değirmenlerini görmeden gitmek olmaz. Burası şehrin epey dışında olduğu için biz araçla geldik, ama şehir içinden turlarda düzenleniyor. Doğal güzelliği hiç bozmadan, tahta yel değirmenleri inşa ederek, minik bir köy yapmışlar. Bu alanda Hollanda kültürünü yansıtan pek çok öğe var. Yel değirmenlerinin içini gezmeyi, burada sıcak çikolata içmeyi ve hediyelik eşya almayı unutmayın. Benim en sevdiğim dükkan Henri Willing peynirlerinin satıldığı oldu. Bu marka için peynirin tanımını yeniden yapıyorlar diyebilirim.


YEME-İÇME ÖNERİLERİ

Avrupa’da gerçek bir kahvaltı edebileceğiniz nadide ülkelerden biri Hollanda. Efsane güzellikte ve çeşitte peynirleri var. Ee tabii ki bu peynirle en iyi giden ekmek ve hamur işleri de çok güzel. Bu tatlar için özel bir yere gitmenize gerek yok. Çoğu otelin zengin açık büfe kahvaltıları var.

Hollanda’ya özel yemekler pek yok. Bu yüzden de Amsterdam’daki top 10 restourantın 3 tanesi Türk kebapçıları; en iyileri de İstanbul Ataşehir’den bildiğimiz, Sahan. Eğer kebap tercih edeceksiniz, burada etin farklı oluşu ve bence kuruk yağı eksikliğinden kaynaklı Türkiye’deki gibi lezzetli değil. Ama şişleri lokum gibi.

Jacketz’da somonlu kumpir

İllaki Hollanda’ya özel bir tat olsun diyorsanız, kumpir patatesleri tavsiye edebilirim. Kumpir denince aklınıza gelen Ortaköy’deki özensiz patates-kaşar karışımını, buzdolabı camlarındaki pörsümüş malzemeleri ve sulandırılmış mayonezleri unutun. Jacketz‘da kumpir, tam bir ustalık işi. Marine edilmiş etler, balıklar, özel soslar, peynirler… kısaca siz hayal edin.

İçecek için tavsiyemiz ise kesinlikle bira olacaktır. Ber her öğünde farklı bir marka ve tat denemeye çalıştım. Bunun için de en güzel yerlerden biri, 250den fazla çeşitte biraları olan Beer Temple. Hem yerel markalar, hem ithal ürünler, hem de kendi üretimleri var. Üstelik Amerikalı barmene denk gelirseniz, harika bir bira sohbeti sizi bekliyor. Siz neyi sevip sevmediğinizi barmene söyleyin, bırakın seçimi o yapsın. Benim favorim ise bal kabaklı bira oldu.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s